Aziz Yıldırım’ın ruhsal durumu normal mi? Taraftarlık bir hastalık mı?

IMG_20160531_151322

Çağatay C.Öztürk Kimdir?

Yüksek Öğrenimi için İngiltere’ ye giden Çağatay Öztürk, Önlisansını Psikoloji ve Sosyoloji ağrırlıklı bir alan üzerine, Middlesex Üniveristesi Sosyal Bilimler Fakültesinde yaptı. Yüksek lisansını yine Middlesex Üniversitesinde Psikanaliz alanında tamamlamış olup, yüksek lisans araştırmasını ise Oxford Üniversitesinde yapmıştır.

Türkiye’ye 8 yıl önce kesin dönüş yaparak kendi ofisinde psikoterapist olarak danışanlarına hizmet vermekte olup, Doktorası araştırması için sık sık Londra Middlesex Üniversitesine gitmeye devam etmektedir.

  • Alanınızda çalışmak için Türkiye’ de mi İngiltere’de mi olmak daha iyi?

Türk insanları terapiye daha yatkınlar. Mesela, otobüs durağında 10 dakikamızı bir arada geçirdiğimiz insanlarla, hayat hikayemizi hemen orada paylaşabiliyoruz. Fakat İngiltere de ise insanlar daha snop, terapiye açık olmayabiliyorlar.

Milliyetçiliğimin ön planda olmasıyla birlikte, hem mesleki hem de yaşam kalitesi anlamında Türkiye’de olmaktan daha mutluyum.

  • Spor ile aranız nasıl, ilgilendiğiniz branşlar varmı, hangi takımlısınız?

Spor olmazsa olmazım, Bir süre voleybol da oynadım. şuanda ise Tenis, Yüzme, Bisiklet sporlarıyla ilgileniyorum.

  • Hangi takımlısınız? Türk futbolu ve taraftarları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Fanatik bir Fenerbahçe taraftarıyım. Fakat centilmence/kaliteli takım oyunu ile oynan maçları daha keyifli buluyorum.

  • Fenerbahçeli bir Psikotrapist olarak, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın maçlarda gösterdiği kızgınlıklarının, maç sonralarına kadar devam etmesi ve verdiği demeçlere yansımasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hepimiz, mizaç ve duygu anlamında dalgalanmalar yaşıyarak dengeleyemediğimiz anlar içinde olabiliriz. Aziz Bey’de, o anın getirdiği heyecan ve kulübüne olan sahiplenme duygusuyla bu tarz davranışları sergileyebiliyor. Profesyonel hayatta, yönetici ve örnek bir insan olarak davranışlarını kontrol edebiliyor olması gerekiyor. Bunun için desteğe ihtiyacı olabilir.

  • Taraftarlık bir rahatsızlık mı, Maçlarda neden küfür eder, slogan atar, kavgalar ederiz?

 Maç izlemeye giden taraftarın, atılan bir gole tepki vermediği zaman, oraya ait olmadığı hissine kapılmasına neden olabilir. Bu coşku dolu duyguyu, doğru yönetemediğinden küfür eder, slogan atar ve gurupla birlikte hareket eder. Beden, Ruh, Sinir üçgeninde hareket ettiğimiz varsayarsak, Fanatizim bir hastalık değil, bozukluktur. Bu duygu durumunu yaşayanlar, koşullu olarak şartlandıklarından, hormonel olarak adranalin salgısını, o saate, o ana şartlanmasından bu tepkileri vermiş olur.

  • Sporda şiddeti ve düzensizliği önlemek adına 6222 yasa ile beraber, Passolig kart’da çıktı. Stadyumlarda küfür edemeyen, taşkınlık yapmayan taraftarların ruhsal durumunda nasıl bir etki yaratır, baskı altında hisseder mi?

Davranışlarımızın başkalarını rahatsız ettiği seviyelere ulaşıp, maçın gidişatını etkileyecek noktaya ulaşmaması için disiplinize edilmesi gerekiyordu. Bu sebeple Passolig kart’ın olmasını faydalı ve medeniyete davet olarak görüyorum.

Buradaki duygu ve durum kontrolü ise yukarıda da bahsettiğim gibi koşullu şartlanmadan kaynaklandığından bir baskı oluşturmaz. Maçı bitirip dağıldığımızda (gurup içindeki koşullu şartlandırma sona erdiğinde), normale döner veya duygularımızı kontrol altına alarak sakinleşmiş oluruz.

  • Spor kulüplerinde çalışan veya futbolcu danışanlarınız varmı?

Evet, Basketbol, Futbol, Yüzme ve Tenis branşlarında var. Hatta kimi zaman menejerlerinde olduğu sporcular bulunuyor. İsimlerini etik olmayacağından paylaşmıyorum.

 

Sevgilerimle,

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir