Sıkı Bir Atatürk’çü olan Başbakan…

 

2016-08-02 11.42.55

Başbakan Lakabıyla hafızalara kazınan Lemi Çelik ile gündeme dair, Doğa Dükkanında yaptığımız  röportajımız

Kendinizi Tanıtır mısınız?

Futbolla ilk olarak, 1979 Trabzonspor mink takımıyla başlayarak Altyapıya geçtim ve 3 yılı şampiyonlukla geçen, 4 yıllık altyapı sürecim oldu. Sonrasında yine Trabzon da 14 yıllık profesyonel oyunculuk hayatım oldu.

Oradan 1996 yılında Altayspor’a geçerek bir süre de orada oynadım.  Sonrasında, o döenemde Devletimizin projesiyle Ağrıya giderek futbol alt yapılarıyla ilgili özel çalışmalar yaptık.

Trabzonspor da, Başbakanlık kupasında oynarken dizimi kırdım. Aynı dizimin, Altayspor da oynarken bağlarını koparttım. Sol bacağımda ki sıkıntı üst seviyelere çıkınca, Futbolu bırakmak zorunda kaldım.

Teknik Drektörlük serüveniniz nasıl başladı?

Futbolu bıraktığımda, Mehmet Ali Bey Sportif Drektörlük teklifi etti. Fakat ben Üniversitesini okuyarak, birçok eğitimler aldığım Teknik Hocalığı yapmak istiyordum. Mehmet Ali yılmaz’ın teklifine karşı, bu isteğimi dile getirince, 2000 yılında, Giray Bulak’ın yardımcı Hocalığını yaptım. Dokuz ay sonra Yönetim değişince de yollarımız ayrıldı.

Sonrasın da İngiltere’ye giderek, antrenman metodları, Futbol ile ilgili taktiksel, finansal, zihinsel eğitimleri için Bir yıl kurslara katıldım.

Türkiye’ye dönerek, Bankasya’da, Erzurumspor, Zeytinburnuspor, Güngörenspor’u çalıştırdım. Kartalspor’da, sportif Drektörlük yaptm.  Sarıyerspor’da, 3 yıl Sportif Drektörlük ve 3 yılda altyapı sorumluluğu yaptım. Sarıyerspor’da Altyapı Hocalığım esnasın da 3 yılda, 13 futbolcuyu profesyonelliğe taşıdım.

Neden, Altyapı oyuncuların A takıma transferi az, profesyonel veya yabancı transferleri daha fazla?

Yönetimsel ve denetim zafiyetinden kaynaklanıyor. Altyapılar için ayrılan bütçeler ne altyapı tesislerinde ne de giderlerinde kullanılıyor. A takımlarında kullanılıyor. Bir diğer yanlış ise transferler ve transfer adı altında para kaçırmaları bulunuyor. Ne denetleyen ne de cezalandıran bir kuruluşumuz bulunmuyor. Nerde TFF? UEFA da bunu yapabilir misiniz? Hayır. Bu nedenle bu kadar çok kulüp borçları bulunuyor ve Türkiye Futbolu geri gidiyor.

 Süper Lig A.Ş. bunun önüne geçer mi?

Süper Lig A.Ş.’yi faaliyete geçireceklerini düşünmüyorum, keşke kurulabilse…

Siyasetle Yolunuz nasıl kesişti? Belediye Başkanlık serüveninizi anlatabilir misiniz?

Atatürk İlke ve İnkılaplarına sıkı sıkıya bağlı ve büyük sevgim ve saygımdan dolayı bir birey olarak Sarıyer spor Kulübünün yöneticisi Gökhan abi ve Güngören de Selami Özdemir ( Eski Futbolcu, TFF de milli takımlar sorumluluğu yapmıştı) den 2009 yılında teklif geldi, 2 ay kadar reddetmeme rağmen, konu Deniz Baykal’a gitti, Deniz Bey benimle görüşmek istedi ve yan yana geldiğimizde hayır’ı kabul etmiyorum, bizimlesin dediği ve Atatürk’e büyük sevgimle CHP ile adaylığa evet dedim. Güngören Belediye Başkanı adaylık çalışmalarım yaklaşık 2 ay sıkı bir çalışma sürdü.

 Siyasete neden devam etmediniz?

Türkiye’de başarılı insanlara her zaman köstek olabiliyorlar. Seçimden sonra devam eden süreçte  Benimle alakalı olmayan bir durumdan dolayı ceza aldım. Cezanın giderilmesi ve beraatı için mücadele ettim, istediğim noktaya geldi ama benim 6 yılımı yedi.

Başbakan Lakabı nasıl takıldı, kim taktı?

Trabzonspor’un iyi olduğu süreçlerde, her maça çıktığımızda ilk 20-25dk. sonra taraftarlar küfürler etmeye başlıyordu. Futbolcuların yani bizlerin motivasyonunu etkilediği için taraftar dernekleriyle konuşmalar yapmaya başlamıştık.

Taraftar derneklerinin biriyle konuşurken, dernek başkanın bir tanesi, ya bu adamı kulübün Başbakanı ilan edelim! Bizim başkandan daha iyi konuşuyor dedi ve o şekilde bugüne kadar Lakabım Başbakan olarak geldi. Futbolcu olduğumdan, maçlarda “Başbakan buraya” gibi sloganlar atıldığı için hafızalara kazınmış oldu.

Futboldan sonra nelerle yaptınız, Neler yapmak istersiniz?

Futbol’un bütün birimleriyle ilgilendim. Futbol oyunculuğu, Teknik Drektörlük, Yardımcı Hocalık, Sportif Drektörlük, Alt Yapılar Sorumluluğu, TV ve Radyolarda Futbol Yorumculuğu, Gazetelerde yazarlık yaptım ve bu süreçte şunu gördüm. Türkiye’de Bilgisi olanın yetkisi olmuyor, Yetkisi olanlarında bilgisi olmuyor.

Kulüpler de profesyonel yönetici veya Sportif Drektörlük pozisyonlarda olmak isterim. Bu pozisyonlarda idari kadro içinde olduğunuzdan kulübünüz geleceği adına doğru işler yapıyor ve geleceğine dair doğru projelerle temeller atılmasına yardımcı olabilirseniz, başarılı olabilirsiniz. Ama idari kadro değil de teknik drektör veya yardımcı hocalık pozisyonlardaysanız, başarı ve başarısızlık endeksiyle ya da yönetimsel değişikliklerle, acımasız davranışlarla karşılaşabiliyorsunuz.  UEFA pro lisan sahibi biri olarak, Bayern Münih den, Barcelona, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi takımları çalıştıracak teknik altyapıya ve belgeye de sahibim.

Gelecekte, sizi Başkan olarak görebilir miyiz? Başkan olduğunuzda hedefiniz ne olur?

Elbette, bunula ilgili çalışmalarım var.

Kulüpler finansal olarak şuan batmış durumda Neden? Galatasaray’ın, Beşiktaş’ın veya diğer takımların borçları bulunuyor sistem açığından veya buna göz yumulmasından kaynaklanıyor.  Bu gün en büyük açıklar Belediyeler, Sendikalar, Sivil Toplum Örgütleri, Vakıflar ve Spor Kulüplerinde bunu da ancak çocukluk/eğitim döneminde çocuklara, Atatürkçülüğü, Ülke sevgisini, Bayrak sevgisini, Millet sevgisini, doğru olmayı, devletini soymamayı, sosyal olmayı, disiplini, paylaşmayı ve işini iyi yapmayı aşılamış olsaydık, bu denli sıkıntılar yaşanmayacaktı.

Bu sebeple, uzman olduğum alanlardaki görüşümle, işimin disiplinli ve en iyisini yaparak, alt birimleri uzman profesyonellere bırakıp denetleyerek, katkı sağlamayı düşünüyorum.

Spor Kulüpleri ve Pazarlama Yönetimi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etap etap gidersek, Kulübe gelen yöneticiler Futbolu, Pazarlamayı, Halkla ilişkileri, Finansı sadece kendi biliyormuş gibi düşünerek hareket ediyorlar. Aslında her birimi, uzman ve profesyonellere bırakılması gerekiyor.

Bu düşünceyle hareket edilmediğinden kulüplerde ciddi borç batağının içinde kıvranıyorlar.

Kulüpleri kimler batırıyor, Beşiktaş’ı Metin-Ali- Feyyaz mı batırdı, Galatasaray’ı, Trabzonspor’u eski futbolcular mı batırdı? Eskişehir’i Lemi Çelik mi batırdı?

Hayır!

Hepsi, en iyi ben biliyorum düşüncesi ile uzman yöneticilere işin, teslim edilmemesinden kaynaklanıyor.

Sıkı bir Atatürkçü olarak değişen stadyum isimleri ve yeni stadyumlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Stadyum projeleri Spor Bakanlığının aldığı ve yapılması gereken bir çalışma çünkü eski stadyumlardan çıkmak için modern stadyumlara ihtiyacımız var.

Stadyumlarda Atatürk isminin değiştirilmemesi, her yere verilmesi gerekiyor. Yıllarca Atatürk’ü eleştiren din adamlarının, bugün yere göğe sığdıramadıklarına şahit olduk.

Çok yakın zamanda bir darbe yaşadık. Ne oldu? Bütün Millet Vekillerimiz Türkiye Büyük Millet Meclisine koştu. Atatürk’ün oluşturduğu “Türkiye Büyük Millet Meclisine”…

Atatürk ne dedi? “Hakimiyet Kayıtsız şartsız Milletindir”

Atatürk ne yaptı? Kendi kurduğu Devlette, kendi yetkilerinin hepsini, kurduğu Meclisteki halkın temsilcisine verdi.  En iyi örnek Kurtuluş savaşında karşımıza çıkıyor, Büyük Taarruzda bile meclisten Başkomutanlık için kendi kurduğu Meclisten 6 aylık izin alarak, yönettiği büyük Taarruza dair her adımında meclise bilgi aktarmıştır.

En doğru şey neymiş?

Şahsın değil, Devletin, Halkın Temsilcilerin yanında olmakmış.

En doğru sistem neymiş?

Demokratik, Laik Sosyal Hukuk Devleti ve Parlementer Sitem ve bunun devam etmesi gerekiyormuş.

Benim anladığım dille, Ahmet Hakan ne demiş?

İyi ki yüzünü Batıya dönmüşsün,

İyi ki Laikliği getirmişsin,

Demokratik Laik Sosyal Hukuk Devleti kurmuşsun,

İyi ki Parlementer Sistemi getirmişsin,

Bunlardan dolayı Atatürk’ü eleştiren kişiler, Atatürk’ün kıymetini sonradan anladı.

Atatürk, Müslümanlığa, Kur’an-ı Kerim’e ve Peygamberimize hizmet eden bir adamdı.

Amerika’dan Tokyo’da Çin’de Küba’da, Orta Asya’da heykeli olan başka bir Ülke lideri var mı?

O yüzden 3 tane stadyumlardan adını silseniz ne olur?!

Atatürk Spor demek,

Atatürk Bilim demek,

Atatürk Eğitim demek,

Atatürk Kadın Erkek eşitliği demek,

Atatürk medeniyet, çağdaşlık, uygarlık demektir.

 

Sonraki röportajımda görüşmek üzere,

Sevgiler

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir