Selahattin Aydoğdu ile Kebapçılıktan Kulüp Başkanlığına Giden Yol

Adana Demirspor’a uzun süre emeği geçen ve 2013 ve 2015 döneminde Başkanlığını yapan Selahattin Aydoğdu ile Futbola ve özel yaşamına dair her şeyi konuştuk, keyifli okumalar.

 Sizi Tanıyabilir miyiz?

Genel olarak  Adanalı olarak biliniyorum ama aslen Mardinliyim. İstanbul’a ilk ilk okulu terk ederek 10 yaşında gelerek, 1 oda ve mutfaktan oluşan bir evde yaşayan akrabamın yanına yerleştim. Bir süre sonra Bir odalı evde nerede uyuyabileceğimi düşünüp, rahatsızlık vermemek için gece işinde çalışmaya başladım.  O dönemler geceleri açık olan bir çorbacıda bulaşıkçılık yaparak ilk iş deneyimime başladım.

Sonrasında ise işimde değişiklik yaparak iş hayatımın da temellerini atacağım kebapçıda, rakı bardaklarını yıkamaya başladım. Usta olana kadar 6 yıl çalıştım ve 1987 yılında usta oldum. Askerlik sonrasında ise Almanya ya gidip orada da usta olarak 3 yıl daha çalıştım ve ülkeme geri döndüm.

 İlk Kebapçı dükkanınızı nasıl açtınız?

1992 yılında Türkiye döndüğümde hemen o yıl, Adana da Yüzevler Kebap adıyla ilk dükkanımı açtım.

Şuanda da 6 şubem var. Çok yakında Alaçatı da bir dükkan daha açmay planlıyorum.

Ayrıca  Adana Dostlar olarak da ayrı bir markam daha var.

Spora nasıl geçiş yaptınız?

Kabaçıda işçilik yaptığım dönemde, patronumun oğlu Adana Demirspor’un Futbol Şube sorumluluğunu yapıyordu. Onun aracığıyla maça ücretsiz gidebilmek için kapalı tribününde bilet kontrolü yapmaya başladım ( … ki o dönemler maça gidecek param olmuyordu) bu şekilde maçları ücretsiz izleyebiliyordum.

Adana Demirspor benim için her zaman çok ayrı bir yere sahiptir.

Herkese kolay kolay nasip olmayacak olan Başkanlık dönemim, Mustafa Tuncel döneminde, Yönetimine katılarak başladı.

Hangi Takımlısınız?

Adana Demirspor her zaman birinci takımımdır. Galatasaray ise ikinci takımım,  aynı zamanda Galatasaray’ın da kongre üyesiyim.

Galatasaray stadyumunda nasıl ve ne zaman restaurant açmaya karar verdiniz?

Stadyum yapılırken Rahmetli Özhan Canaydın aklıma düşürdü. Adnan Başkan zamanında ihale yapıldı. Bende katıldım ve ihaleyi kazandım. Stadyumun varlığından beri de ikinci takımım olan Galatasaray evinde restaurantım hizmet vermeye devam ediyor.

Maç izlerken duygusal mısınız, en büyük heyecanı hangi takımda yaşıyorsunuz?

Duygusal ama duygularını tepkilere dökmeyen bir izleyiciyim. Futbolu seven biri olarak, Adana da olduğum zaman, Adana Demirspor’un maçlarını asla kaçırmam. İstanbul da olduğumda ise Galatasaray’ın maçlarını kesinlikle kaçırmıyorum.

Adana Demirspor’un Başkanlığı nasıl bitirdiniz?

Kulübüme çok zaman ayırıp üstüme düşeni severek ve fazlasıyla yapıyordum.  Ben ve Yönetimdeki arkadaşlarım oldukça başarılıydık. Her daim kulübü, kendi şirketim görerek çalıştım. Bir işi sevmezsseniz yapamaz ve başarılı olamazssınız ve bende, ekip arkadaşlarımla birlikte bu işi  başarılı yönettiğimize inanıyorum.

Bitirme kısmına gelirsek, öncesinde Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlüye verdiğim bir sözüm vardı.

“Ne zaman bırak dersen, o zaman bırakırım” demiştim.

Hüseyin Başkan kardeşini Adanademirspor Başkanı yapmak istedi. Ben de verdiğim sözün arkasında durarak Adana Demirspor’a zarar vermemek için görevi devrettim.

Yeniden, Adana Demirspor bana ne zaman ihtiyaç duyarsa, hazırım.

Başkanlık seçimlerinde Başkanların kendi PR’ları için aday oldukları düşünülür, görüşünüz nedir?

Ben ve ekibim, işinde başarılı olmuş ve bu işe çok hevesli iş adamalarıyla çalışmaya özen gösterdik. Hatır gönül ilişkisiyle kimseyle çalışmadık.

“Kulüple bir yere gelecek olana değil, Kulüp onunla bir yere gelecek” düşüncesi ile hareket ettik. Tersi bir zihniyete sahip olursan başarılı olmazsın. Para önemli değil önemli olan istekli, hevesli olması ve becerilernin olması…

“Gücü koltuktan almayacak, gücü koltuğa vereceksin.”

Protokol2da oturup, maçta tepkisiz kalmak zor mu, arka tarafta durum değişiyormu?

Zor olabiliyor. Karşı takımın başkanı ve yönetimi yanınızdayken (… ki  genelde tanıdığım kişilerden oluşuyor) misafirlerinize ayıp olmaması için  sevincinizi de üzüntünüzü de gösteremiyorsunuz. Sevincinizi sonrasına saklıyorsunuz. Ama bu durum, öncesinde benim karşılaşmadığım anlamına gelmez.

Döneminizde Transferlerinizi nasıl yapıyordunuz?

Başkan olduğum dönemde, transferlerle bizzat kendim ilgilendim, herhangi bir ekibim yoktu. Teknik Hocayla konuşup karar veriyor ve oyuncuyu alıyorduk. Hatta geciktiğim anlar da oldu.

Ligimizde yapılan transferler için çok aceleci davranıyorlar. Bu fiyat politikasını da etkiliyor. Biraz bekleyip oyuncu fiyatlarını biraz daha indirilebilir.

Sevgilerimle,

Handan Kaloğulları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir