Rıdvan Ekmekçi ile Basketbol Hakemliği, 3 Kitap ve Pamukkale Üniversitesi Hakkında Herşey

 

Bu röportajımızı Basketboll dünyasından, Spor Yönetimi, Başarılı Hakemliğin Psikolojisi, Hakemlikte Zihinsel Antrenman ve yakında çıkacak olan Sporda Zihinsel Antrenman kitaplarının yazarı Rıdvan Ekmekçi ile gerçekleştirdik. Aynı zaman da,  Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanı ve aynı zaman da da  Basketboll’un alanında Gözlemci, Eğitmen ve  Hakem koçu olarak görev yapan Doçent Doktor Rıdvan Ekmekçi ile sohbetimizin tüm detayları sizlerle.

Nasıl Bir Çocukluk Geçirdiniz?

1971 yılında İstanbul’da doğdum. Sporla ilk olarak Ortaokul da, Basketbol ve Atletizm branşlarıyla ilgilenerek başladım. Lise öğretimim Düzce Lisesinde yaptım. O dönemlerde Düzce Lisesinde “Spor Kolu” başkanlığını yürütmüş ve ilk kez “Reebok” sponsorluğuyla, liseler arası Basketbol turnuvası düzenlemiştik. İlk hakemlik deneyimi mi de bu turnuvada yaşadım. Yazları köyde dedem’ ler le Fındık bahçelerinde ve kiraz ağaçlarında dolu dolu anılarla bir çocukluk geçirdim.

Üniversite hazırlık yıllarında ise dershane Guns N’ Roses, Bonjovi, Sezen Aksu, Michael Jordan, Chicago Bulls montları, Adidas, Reebok ve Nike spor ayakkabılar, Levis 501, jöleli saçlar, sigara içilen şehirler arası otobüsler L, Amiga oyun konsolum, Fenerbahçe’nin Galatasaray’ı 3-0’dan 3-4 yendiği maç, Metin-Ali-Feyyaz, Tanju, Şeytan Rıdvan ve 3 sayılık çizgi kuralı çıktığında attığım ilk 3’lük leriyle gençliğimi geçirdim

Spor da Uzmanlaşma Süreciniz Nasıl Başladı?

İlkokulda, teneffüslerde yakalamaca oynadığım zamanlarda öğretmenimin beni keşfetmesi ile başladı diyebilirim. Bir gün Beden eğitimi öğretmenimiz okuldan sonra çağırarak okulun Atletizm seçmelerine katılmamı istedi. İlk adımlar bu şekilde oldu. Daha sonrasında ise yeteneğim beni okulun basketbol takımına seçilerek ve 10 yıl devam etmemi sağladı.

Spor kariyerim ise 1994 yılında, Üniversite de gördüğüm Hakemlik kursu ilanı ile değişti. Lise yıllarında içgüdüsel olan isteğim gerçeğe dönüştü ve aday hakemlikten, klasmana seçilen ilk Basketbol hakemi oldum. Basketbol hakemliği, artık hayatımı şekillendirmeye başlamıştı. Hakemliğimde yaşadığım sorunlara çözüm bulmak, ileride akademik hayatımın da yönünü belirledi. Tezlerimi, makalelerimi ve kitaplarımı hakemlerin stres kaynaklarını tespit etmeye ve bu stres ile nasıl başa çıkılacağı üzerine yazılar yazdım. Dünya çapında bu alanda çalışan bilim adamları ile çalışmalar yapıp yeni yöntemler geliştirdim.

Futbol daha Popülerken, Neden Basketbol da Uzmanlaşmayı Tercih Ettiniz?

Çocukluk heveslerim buna itti diyebilirim. Basketbol ile olan serüvenim beni gerek oyuncu, gerek hakem, gerek eğitmen, gerekse gözlemci olarak beni basketbolun içinde tuttu. Temelde bireyin iş performansı ve zihinsel antrenmanı üzerine, odaklı çalışıp motivasyon genelinde çalışmalar yapıyorum. Doçentlik alanım “Yönetim ve Strateji” ve bu alanın altında bulunan örgütsel psikoloji konularına çalışıyorum. Benim yaptığım da sporcu, hakem veya yönetici özelinde bireysel analizler yaparak, kişilere otojenik antrenman reçeteleri yazmak.

Kitaplarınız?

3 adet kitap ve 3 adet bölüm yazarlığını yaptığım toplam da 6 adet kitabım var. Bunların dışında yayına hazırladığım “Sporda Zihinsel Antrenman” adlı kitabım da bitmek üzere. İlk kitabım “Başarılı Hakemliğin Psikolojisi” bir çeviri kitabı, 2008 yılında yayın hakkını alıp Spor Psikoloğu Doç. Dr. Turhan Toros arkadaşımın yardımıyla yayınladım. İkinci Kitabım “Spor Yönetimi” kitabı, Editörlüğünü Prof. Dr. Metin Argan ve Prof. Dr. Nejat Basım hocalarımın yaptığı ve  “Spor Yönetimine Giriş ve Temel Konular” bölümünü benim yazdığım kitaptı. Üçüncü kitabım, Açık Öğretim Fakültesi, Spor Yönetimi programında okutulan “Spor Yönetimi” kitabı. Bir diğer Açık öğretim kitabım ise “Spor Finansmanı” kitabı. Beşinci kitabım “Hakemlikte Zihinsel Antrenman” kitabım. Son kitabım ise “Sporda Yönetim ve Organizasyon” adlı kitap uygulamaya dönük hem ders kitabı olarak hem de spor yönetimi alanındaki kişilerin içinde uygulamalı örnekler bulabileceği bir eser.

Hakemlik Süreciniz Nasıl Başladı?

Samsun da Üniversite antrenmanından sonra arkadaşlarımla gördüğümüz hakemlik ilanına müracaatımızla başladı. Hocamız Mustafa Can bize hakemliği çok güzel aşıladı. Bir çok maç izleyip aynı zamanda da Basketbol hayatıma devam ettim.

İlk tecrübemi, minikler şenliği turnuvasını yöneterek başladım. Henüz aday hakemken, klasman seçmelerine davet edildim ve hayat benim için çok değişti. Federasyon eğitmeni Şükrü Koşar hem fiziksel hem de kural sınavına aldı, maç yönettirdi ve sonunda bana “Evlat, sende hakemlik yeteneği var, sana güveniyorum o nedenle seni klasman yaptım” dedi ve 1 yıl içinde aday hakemlikten C klasmanına çıktım. Hakemlik kariyerim gerek Türkiye de gerek Avustralya da, akademik hayatıma ile paralel yürüdü. Şu anda da 16 yıldır basketbolun içinde hem gözlemci, hem eğitmen hem de hakem koçu olarak görevlerime devam ediyorum.

Sporcu Psikolojisi, Sporcu Performansını Ne Kadar Etkiler?

Daha önce ki Avustralya tecrübelerimi karşılaştırdığımda, sporcuların tekniklerini kullanma yüzdesinin farklı olduğunu söyleyebilirim. Spor psikolojisi alanı, iyi kullanıldığı zaman bireysel performansı çok yükselten bir etkiye sahip. Burada Olimpiyat şampiyonu rekortmen Michael Phelps’i örnek verebilirim. Kendisi teknik ve taktik anlamda 3 antrenör, 1 beslenme uzmanı, 1 fizyoterapist, 1 kondisyoner, 1 spor psikoloğu ve 1 mentör ile çalışıyor. Başarı çok ve planlı çalışma ile gelir.

Spor, Akademisyenlik ve Profesyonel İş Hayatınızı Nasıl Etkiliyor?

Ben Basketbol uzamnlığım dışında, amatör golf lisansına sahibim ve İzmir Golf Kulübünün sporcusuyum. Akademisyenlik, kendinizi sürekli güncel tutmanızı gerektiren ve öğrenmenin hiç bitmediği bir meslek. Sonuç aldığımı ve bir şeylerin değiştiğini gördükçe motivasyonum artıyor. Sporun hayatımdaki katkısını küçüklüğümden beri yaşıyorum. Gerek eğitim yaşantımdaki başarımın artırması, gerek sosyalleşme, gerekse akademik hayatım olsun, spor bilişsel, sosyal ve davranışsal olarak beni ben yapan en önemli unsur. İşimi, eşimi ve sosyal statümü spora borçluyum.

Unutamadığınız Anınız?

Avustralya Sydney’de Olimpiyatlarının yapıldığı Dome Arenada yönettiğim, Dünya Liseler final maçıydı. Avustralya ile Çin karşı karşıya gelmişti ve salonda 5 bin civarı seyirci vardı. Bir de 2020 Olimpiyatları için Arjantin’in Buones Aires şehrine giden kafilede olmak çok heyecanlıydı.

Sevdiğiniz Film, Kitap ve Şarkı?

Unutamadığım film “Matrix” 9 kez art arda izlemişimdir. Keanu Reeves inanılmaz aktör.“Man in Black” serisini de çok severim. Will Smith müthiş bir yetenek. Kitap, “Incognito”  favorim. David Eagleman’ın insan beynini anlattığı bir kitabı. Müzik, gençlik yıllarımda arabesk hariç çok farklı müzikler dinlerdim. Türk sanat müziğine yatkın olduğumu söylerler, arada bir arkadaş ortamında ve keyifli anlarda söylemek de hoşuma gider. Dinlenmek için 432 hz ve 528 hz müzikler dinlerim. Alfa beyin dalgası ile yapılmış meditasyon müziklerini çok kullanırım. Bu sayede zihinsel olarak kendimi konsantre ve enerjik tutuyorum.

 

 

Sevgilerimle,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir