Hiç Pas Vermiyorsun

Burcu Kapu, 10 Temmuz 1978 İstanbul doğdu.İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü Genetik branşını tamamladıktan sonra Uluslararası Pazarlama yüksek lisansını tamamladı. Üniversite itibari ile bir çok işi aynı anda yaparak ve insan sevdiği işi yapınca yorulmaz diyen Burcu Kapu, şuanda neler mi yapıyor?  Sevdiği işleri yapıyor…

Sevdiği işler Neler mi? Birlikte okuyalım.

Sevmediğim, mutlu olmadığım hiç bir işin içinde yer almıyorum.

Uzun Süreler Yabancı Firmalarda Marka Yöneticisi Olarak Çalıştınız. Sizi Kurumsalın Dünyasından, Spor Dünyasına Sürükleyen Neydi?
Sevdiğim her şeyin peşinden giderim. Spor da ya da daha özelinde futbol da öncelikle herkes gibi taraftar olarak sevdiğim bir durumdu. Bu mesleği yapan herkes işe iyi bir taraftar olarak başlıyor. Sonrasında taraf olma duygusunu törpüleyerek sporu sevmeyi, ayırt etmemeyi öğreniyor. Benim de öyle oldu. Bir hevesle radyoculuk başladı ki hep derim İlhan Uzundurukan sağolsun, o vesile olmuştur. Radyospor’da iki yıl Topsuz Alan isimli bir program yaptım. Spor isimlerinin konuk edildiği bir söyleşi programıydı. O devam ederken LigTv’den teklif geldi. Okay Karacan ile beraber Tutkumuz Futbol programına başladık. O da altı sezon devam etti. Futbol yayıncılığına Tutkumuz Futbol başka bir pencere açtı, o yüzden spor medyasında önemli bir yeri vardır. Sahadaki pozisyon, kavga-gürültüden ziyade biz insan hikayelerine odaklanıp, modern zaman meddahlığı yapmıştık. Bugün bakıyorum, başka başka bir çok futbol programında Tutkumuz Futbol izleri görüyorum ve çok mutlu oluyorum.
Marka Yöneticiliğinde Edindiğiniz Tecrübeler, Sunduğunuz Programlara Ne Gibi Katkı Sağladı?
 
Normal şartlarda bir faydasının olmamasını beklersiniz. Yani ne alaka bir ilaç markasını yönetip, sonra Lefter’e Baba Hakkı’ya geçmek değil mi? Ama bana oldu, çünkü çok uzun yıllar psikiyatri ilaçları yöneticiliği yaptığım için o alanda uzmanlaştım. Psikiyatri multi disipliner ve pozitif bir bilim. Her şeyi daha iyi algılamayı, yansıtmayı ve ifade etmeyi sağlıyor. Dergicilik yaptığım dönemde spor röportajları yapıyordum. En büyük faydasını o noktada hissettim diyebilirim. Konuğuna güven vermek, sorulara açık ve samimi olmasını sağlamak sen de biliyorsun iyi bir röportaj ortaya koymak için için elzem. Bir çok röportaj yaptığım konuğum sonrasında çok yakın arkadaşlarım oldu.
Kadın Olarak Spor Alanında Zorlandınız mı?
Şimdi bu soruya normal şartlarda evet demem gerekiyor olabilir ama demeyeceğim. Ben bireysel olarak zorlanmadım ama zorlanan bir çok arkadaşım var. Belki ben şanslıydım, hep güzel insanlarla çalıştım. Ama geçen zamanda şunu anladım, evet spor medyası erkek egemen bir dünya. Evet erkekler kadınlardan çok daha iyi anlıyor futbolu. Buna hiç bir itirazım yok çünkü çok basit, onlar bu oyunu oynayarak öğreniyor biz izleyerek. Ama kadınlar anlamıyor diyenleri de çok kaba buluyorum çünkü abartıldığı kadar da zor bir oyun değil. Neden anlamasın, izleyen, okuyan, çalışan herkes anlar. Zaten iş arkadaşlarınız sizin bu spora sadece ilgi duymaktan öte profesyonel olarak çalıştığınızı, emek verdiğinizi görünce onlar da destek oluyor. Ve ne mutlu ki ben hep destek olan insanlarla çalıştım.
Türkiye’de Spor Pazarlamanın Daha Çok Gelişmesi İçin Neler Yapılmalı?
Profesyonel yöneticilerin farkına varması ve öncelik edinmesi gereken iki konu var bence: 1-Futbol artık sadece bir spor değil büyük bir eğlence endüstrisi 2-Taraftar artık sadece futbol izleyicisi değil büyük birer sivil toplum örgütü. Konuya böyle bakınca geliştirilebilecek çok fazla proje var.

Son olarak futbol kitabı, 

                                           “Hiç Pas Vermiyorsun”

Kitap Yazma Fikri Nasıl Oluştu, Ne kadar Süre İçinde Yazdınız?
Hiç Pas Vermiyorsun yayınlanalı altı ay oldu. Ne zaman yazmaya karar verdin dersen seneler evvel:) Ama vakti şimdiymiş. Bir yıl sürdü yayına hazır hale getirmek. Büyük emekmiş kitap yazmak, her şeyden büyük bir konsantrasyon ki benim için en zoru oydu. Çıkış noktası ise kadınlar futboldan anlamaz mantıksızlığı oldu. Ben dedim ki, anlar. Bugüne kadar anlamadıysa, anlamak istemediğindendir, kafasını çevirip bakmadığındandır ya da siz sevgili erkekler o klişe ofsayt sorunuzla hanımefendileri futboldan soğuttuğunuz içindir. Kitapta da en temelinden en karmaşığına futbolu gündelik hayat, kadın-erkek ilişkileriyle mizahi bir dille anlattım.
 
 Kitabınızı Yazarken Destek Aldığınız Kişiler Kimlerdi?
Tabii ki, mutlaka bir editörle çalışmanız lazım. Esen ve Olcay bu konuda çok deneyimli profesyoneller olmasının yanı sıra harika iki kadın. Esen futboldan pek haz etmiyordu, Olcay ise bildiğin fanatik:) O kitap yazım aşamasında çok eğlendik. Hiç Pas Vermiyorsun’un bu kadar başarılı olmasında büyük katkıları var. Bak şimdi bir kez daha farkettim, hep güzel insanlarla çalışmışım:)
Şuanda Neler Yapıyorsunuz? Yeni Projeleriniz Var mı?
 
İkinci kitaba hazırlanıyorum. Ama o uzun bir süreç yine. Bu arada Okay Karacan ile birlikte teknolojiye ve yeni nesil medyaya uyum sağlayıp bir youtube kanalı açıyoruz.  İzleyicilerin değişen izleme alışkanlıklarını göz önünde bulundurarak Tutkumuz Futbol’u biz de revize edip, spor yayıncılığına yeni bir pencere açmayı hedefledik. Bir kaç ay süren yoğun çalışmalarla artık hazırız diyebiliriz. Bir kaç güne duyururuz. Yayıncılık dışında ise spor kulüplerine ve federasyonlara sosyal sorumluluk projeleri başta olmak üzere, çeşitli pazarlama projelerinde destek veriyorum.
Hayatınızda Rol Model Alıp Yolundan Gittiğiniz Kişiler Var mı?
Öyle havalı havalı büyük, başarılı isimler söyleyemeyeceğim. Çünkü başarı kavramı çok göreceli diye düşünüyorum. İki yıldır mülteci çocuklarla ilgili çeşitli projeler yürütüyorum ve hayatta başarı, mutluluk gibi bir çok kavrama karşı bakışım çok değişti. Mesela ailesini kaybetmiş bir çocukla tanıştım, 15 yaşında. Tam bir matematik dehası. İleride ne olacaksın diye sorunca “Dünyayı değiştireceğim,” dedi. Kalakaldık. Laf olsun diye değil, inanıyor gerçekten değiştiribilecek gücü olduğuna. Bence çocuklar hayattaki en büyük ilham kaynağı. Çünkü henüz hayalleri yetişkinlerinki gibi tırpanlanmamış. Her yetişkin çocukluk hayallerini koruyabilse, dünya gerçekten bambaşka olurdu.
Sevgilerimle,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir