Galatasaray Spor Kulübü İçin Düğününü Ertelen Yönetici

Galatasaray Spor Kulübü İçin Düğününü Ertelen Yönetici; Mustafa Turgun

1968’de Belçika’da doğarak, ilkokulu da orada bitiren Mustafa Bey, Lise Eğitimi için Galatasaray’da okudu. İstanbul Üniversitesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı, Portekiz’de Fransızca ve Portekizce Mütercim Tercümanlık okuyarak, o dönemlerde profesyonel rehberlik yaptı.

 Kendini geliştirmeye çalışan Turgun, rehberlikte kalmak istemeyerek, 90’lı yıllarda Portekiz’in çok ciddi bir pazar olduğunu görüp, Portekiz ve Brezilya’da iki tane büyük tur operatörünün kurucu ortağı olarak 2000 senesine kadar turizmde çalıştı.

Sonrasını birlikte okuyalım…

Spor İle Buluşmanız Nasıl Oldu?

Kendi yeteneklerinin farkına varamadan göçüp giden çok insan var. İlkokul zamanlarında aikido ve judo yaptım. Ondan sonra ortaokulda atletizm takımında 100 metre koşucusuydum ve uzun atlıyordum. Daha sonra 14 yaşlarında vücudum gelişince basketbol oynamaya başladım. İzmit bölgesinde ikinci lig kulüp liglerinde oynamaya başladım. Ama hiçbir zaman başarılı ve ya yetenekli bir sporcu değildim. Ben inatçı sporcuydum. O yüzden spora o gözle bakarım. Kimi insanın yeteneği kısıtlıdır ama inatçılığıyla birçok açığını kapatabilir. Yenilgiyi kabul etmeden, kondisyon yükleyerek iyi kötü bir noktaya gelirsin. Sporcuyla diğer insanlar arasında temel bir fark var. Onların Allah vergisi bir yeteneği var. Onların sorumluluğu, bu yeteneği geliştirmek. Eğer bunu yapmıyorsan, diğer insanlara haksızlık yaparsın. Ben eminim ki bu coğrafya üzerinde Messi’den Ronaldo’dan daha yetenekli insanlar var. Ama kendi yeteneklerinin farkına varamadan göçüp gidiyorlar.

Galatasaray’la Buluşmanız Nasıl Oldu?

Galatasaray’a 10 günlüğüne gelmiştim, 17. Yılımdayım. Brezilya’dan Türkiye’ye 3 haftalığına tatile gelmiştim. Özhan Canaydın’ın ricasını kırmamak adına, 10 günlüğüne futbolcularla Florya’da durmayı ve onlara tercümanlık yapmayı kabul ettim. Ben de Galatasaraylıyım, spor hoşuma gidiyor. 2002 Dünya Kupası’ndan ekip yeni dönmüştü. 10 günlüğüne gittim, şu anda 17. senedeyiz.

2003-2004 Döneminde Yoğun Bir Dönem Geçirdiniz. Hatta, Evlilik Planlarınız Ertelendi. Bu Olaylar Nasıl Gelişti?

Evet, 3-4 defa ertelendi. En sonunda, 2004’de evlenmiştim eski eşimle. Gün aldık, takvim açıklanmamıştı. Evlenmek için Çarşamba gününü aldım, o hafta maçımız yok diye. Ama Cumartesi gününe Fenerbahçe maçı konuldu. Ben idmandan saat 5 gibi çıktım, 6:30’da düğün yerinde oldum. Ufacık odada smokinimi giydim, evlendim. Ama hepimizin kafası Fenerbahçe maçındaydı. Evlendirme masasına oturmuştuk, ama kafamda maçın ilk 11’inde kimi oynatırlar” diye geçiyordu.  “Necati’yi kesin forvet oynatırlar” gibi düşünceler geçiyordu.

 

Bana Göre Siz Diğer Yöneticilere Göre Avantajlısınız. Geçmiş Kariyerinizde Stadyum Müdürlüğü, Menajerlik’ler Var. Size Göre Avantajınız Nedir?

En büyük avantajım, sporculuk yapmış olmak. Sporcu psikolojisini bilmezsen, diğer bildiklerin hiçbir işe yaramıyor. Mali işler dışında her türlü görevde bulundum. O sporculuk mantalitesini bilip, tecrübelerinizle birleştirdiğiniz zaman daha sağlıklı kararlar alabilirsiniz.

 

Türkiye Ligi İle Diğer Ligler Arasındaki Farklılıkları Gidermek İçin Neler Yapmak Gerekiyor? 

Öncelikle, başarılıysanız pazarlama kendiliğinden yürür. Niye Premier Lig? Çünkü o, bir aktivitedir, bir yarıştır. Ama bunu izleyen insanlar için bu bir şovdur. Bunu Türkiye’de unutuyoruz. Sana en güzel şovu kim sunuyor? Premier Lig. İspanya da çok güzel takımları var, İtalya da öyle. Ama şovun güzeli Premier Lig. Çünkü düzgün kanunlar getirmiş.

Transferlerde, Futbolcuların Spor Pazarlamaya Katkısı Düşünülür mü?

Türkiye’de transfer sportif başarı odaklıdır. Türkiye futbolundaki ana gelir: sponsorluk ve stadyumdur. İyi bir takım kurduğun zaman Gomis, taraftarı heyecanlandırıyorsa, bilet satışın fazla olur. Mariano, Fernando… Bunlar sahada 1 sene 2 sene üst üste başarılı olunca reytingi yukarıya çeker. Sana 1 milyon TL’lik paket teklif etmeyi düşünen sponsor, 3-5 milyon gibi rakamlara gelir. Bu sefer bir oyuncunun maliyeti çıkmaya başlar. Gelir gider dengesini öyle kurarsınız. Türkiye’de stadyum doluluk oranları çok düşük.

Stadyumların Dolmaması, Türkiye’nin Kanayan Yarası. Bu Sorunu Gidermek İçin Neler Yapılmalı?

Ben yıllarca Ali Samiyen’de müsabakalarda görev aldım. Çok sıcak bir atmosferdi. Statlarda değişiklik yapan ilk takım Galatasaray oldu. Sunulan hizmet kalitesi arttı ve bir anda profil değişti. Türkiye’de tesislerin değişmesiyle spor kültürü de gelişiyor. Ben her zaman büyük takım maçlarının saat 3’te, 4’te oynatılması taraftarıyım. O saatte insanlar izliyor, o çocuklara uyabilecek bir saat olması lazım. Taraftar kitlesi olan büyük takımlara gündüz maçı oynattığınız zaman tablo tamamen değişiyor.

Fatih Terimin Gelmesi Galatasaray’ Ofisine Yansıttı mı?

Fatih Terim’in çok güzel bir kariyeri var. Galatasaray aidiyetini taşıdığından mutluluğunda ve heyecanında, bunu herkese yansıtır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.