Spora Akademisyen Gözüyle Bakmak

 

Spora Akademisyen Gözüyle Bakmak 

Sizlerle spor alanı içinde aktif olarak görev alan sporcuları ve bu sektöre dair bilgilere yer veren biri olarak farklılık yapıp, Türkiye’nin en iyi Üniversitelerinden eski ismi ile İstanbul Üniversitesi yeni ismi ile İstanbul-Cerrahpaşa Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Spor Yöneticiliği Bölümü Öğretim üyesi, aynı zamanda Spor Yöneticiliği Bölüm ve Anabilim dalı başkanlığı görevlerini yapan Dr. S. Bora Çavuşoğlu ile tanıştırmak istiyorum.

Bora Bey aynı zamanda, Türkiye Triatlon Federasyonu Yönetim kurulunda Eğitim ve Bilim kurullarından sorumlu Yönetim kurulu üyeliği , Türkiye Modern Pentatlon Federasyonu Denetleme kurulu üyeliği, Türkiye Satranç Federasyonu Dış İlişkiler Kurulu üyelikleri gibi görevleri olan spora gerek yönetimsel, gerekse akademik olarak spor alanında eğitimli bireylerin oluşmasına katkı sağlayan, dünya tatlısı bir kızı olan akademisyen.

“Spor Bilimci olarak olarak tek tarafsız olamadığım, bir taraf olduğum konu BeşiktAŞK” diyen Bora Bey ile masanın farklı tarafında yerinden yani akademik tarafından spora dair bir çok şeyi konuştuk.

Üniversiteler de spor yöneticiliği bölümlerinin açılma hızı yüksek. Bu sektörde eksiklik mi görülüyor, neden? 

Eskiden spor yöneticileri çekirdekten yetişme kişilerden oluşmaktaydı. Bugün, bu yüzyılda bunu başarmak imkansız. Tecrübe, işin ABC sini öğrenmek elbette önemli ama bir başlangıç yapmak için artık sizden bir ehliyet istiyorlar. Bu ehliyeti de size Spor bilimleri fakültelerine bağlı Spor Yöneticiliği bölümleri veriyor. Haliyle alana ilgi artıyor ve mevcut bölümler taleplere cevap verme konusunda yetersiz kaldığından son yıllarda vakıf üniversiteleri de bu yönde ilerlemeye başladılar. Öte yandan spor eğitimi vermek vakıf üniversitelerine de büyük bir artı katıyor. Birincisi  pazarlama açısından spor eğitimi önemli bir kalem. Diğer yandan reklam ve halkla ilişkiler faaliyetleri açısından da spor eğitimi vakıf üniversitelerini besliyor. Dünyadaki çeşitli üniversiteleri incelediğinizde hemen hepsi tanıtım ve pazarlama noktasında sporu kullanıyorlar.

Sporda, Futbol Yönetimini Nasıl Değerlendiriyorsunuz?                                                                       

Futbolun yayın hakları, reklam gelirleri, kulüplerin sadakat programları, video oyunlarında futbolun artık interaktif bir sürece girmesi, seyirciyi daha çok oyunun içine çekmek, sosyal medyanın pazarlanma süreci. Futbolun pazarlanması ve yönetimi noktasında farklı nedenler sıralayabilirim. Ama asıl soru şu. Bugün kulüpler bunu ne kadar başarabiliyorlar. Amerika ve Kanada da spor sistemleri ve sporun pazarlanması üzerine çalışmalar yapmış biri olarak söylüyorum.  Maalesef bu alanda daha çok hızlı koşmak ve profesyonel çalışmalar yapmak gerekiyor. Anadolu da çeşitli şehirlere ürün satışı yapmak için Tır göndermekten daha fazlası gerekiyor. Çok fikirlerim var ve şimdilik bu fikirlerimi lisans ve lisans üstü öğrencilerimle paylaşıyorum.

Elinizde Sihirli Bir Değnek Olsaydı, Futbol sektöründe Neleri Değiştirdiniz?                         

En başta, futbolcuların vergilendirilmesine yeni düzenlemeler getirilsin isterdim. Ciddi paralar kazanıyorlar. Bugün dünyanın birçok ülkesinde bir futbolcu aldığı transfer ücretinin neredeyse yarısını vergi olarak veriyor. Diğer yandan Holiganizme bir çare bulmak isterdim. Barselona, Madrid, Boston, Vancouver, Münih,Amsterdam gibi bir çok şehirde futbol ya da farklı spor organizasyonlarını canlı olarak defalarca izleyen biri olarak, rahat rahat formanızı giyip rakip takım taraftarları içinden geçerek stada gidip maçınızı izleyip evinize dönüyorsunuz. Bu konuda insanlar eğitmeli ve çeşitli yaptırımlar getirilmesi gerektiğine inanıyorum.  Taraftar olmakla holiganizmi birbirinden ayırmak gerekiyor. Futbolun pazarlanması konusunda yeni girişimlerde bulunmak ve bu konuda bir ekip kurmayı çok isterdim. Toplam Kalite yönetimini kulüplere tam anlamıyla uygulatmak isterdim.

Öğrencilerinize Kendi Bölümleri ve Kariyerleri Açısından Neler Önerirsiniz? 

Biraz iddialı olacak ama Türkiye’deki en iyi spor bilimleri fakültesiyiz diyebilirim. Spor yöneticiliği bölümü olarak da projelerimiz, akademik çalışmalarımız ve yaptığımız diğer işler ortada. Çok  iyi bir kadromuz var ve alttan gelen asistanlarımız sektörde iş buluyor ve çalışmaya başlıyorlar. Ama tavsiye için şunu öneririm. Dünya hızlı ilerliyor ve gerisinde kalmamak gerek. Bireysel olarak da üniversiteden arkadaşları da eğiterek bu kadroyu daha da güçlendiriyoruz. Öğrencilerimiz daha ilk sene eğitimlerine farklı renkleri katarak kendilerini geliştirmek zorundalar. En iyi olmak için en nitelikli donanımlara sahip olmak gerekiyor.

Kitabınızın Diğer Pazarlama Alanında ki Kitaplardan Farkı Nedir?                                   

Marka Yönetimi ve Pazarlama Stratejileri Kitabı sadece spor bilimleri alanına hitap eden bir kitap değil. Ben daha çok kişiye ulaşmasını istediğimden içine Marka, Pazarlama, Sponsorluk başlıklarını aldım ve bu başlıkları detaylı bir şekilde açıklayarak bilgilendirici bir kitap olarak hazırlamaya çalıştım. Satış grafiği ve aldığı akademik atıflara bakınca ortaya çıkardığım kitap beni mutlu ediyor.

Son Okuduğunuz Kitap Hangisi? 
En son Stephen R. Covey’in “Etkili İnsanların 7 alışkanlığı” kitabını okudum.
Spor Yöneticiliği alanında  ilgili tavsiye edeceğim ve benim de keyifle okuduğum kitap ise Prof. Dr. Bilge Donuk hocanın “Spor Yönetim Sanatı” kitabı. Spor yöneticiliği alanında çalışanlara güzel bir başucu kitabı.
Hangi Takımlısınız, Favori Teknik Adam ve Futbolcunuz Kim? 

Başta da belirttiğim gibi, gururla söylüyorum. Beşiktaşlıyım. Beşiktaş bu ülkenin güzel bir dokusu, güzel bir takım.

En sevdiğim teknik adam olarak. Elbete Şenol Güneş. Sadece Beşiktaş’a hizmetlerinden dolayı değil. Milli takımda dünya üçüncülüğü elde etmesi de bir Türk olarak beni her zaman gururlandırmıştır. Diğer yandan Abdullah Avcı’yı beğeniyorum. Hep bir çizgisi var. Bilgili ve omurgalı ve başarılı bir teknik adam.

Tek futbolcu var, o da benim için C.Ronaldo. Pele ve Maradona’dan sonra unutulmayacak, yaşayan bir efsane. Favori isimlerini buraya sığdıramam ama Metin Ali Feyyaz yine unutulmazlar arasında.

Teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir