YENİ “SIR” DOĞUYOR

Bir kulüp düşünün, 1878 yılında kurulmuş. Kurulduğundan bugüne; 3 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 20 Premier Lig şampiyonluğu, 12 kez FA Cup şampiyonluğu, 5 lig kupası şampiyonluğu, 21 kez süper kupa şampiyonluğu, 1 Avrupa Ligi şampiyonluğu, 1 Kulüpler Dünya Kupası şampiyonluğu, 1 Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğu, 1 UEFA Süper Kupası Şampiyonluğu kazanmış. Dünya çapında 200 milyondan fazla taraftarına sahip. Dünyanın 2. en pahalı ürün tedarik sponsorluk anlaşmasını Adidas’la yaparak, sadece bu anlaşmadan yılda 86 milyon Euro gelir üretimi oluşturmuş ve Deloitte’un her yıl yayınladığı Futbol Para Ligi raporuna göre, 2017 yılında gelir sıralamasında 676 milyon Euro ile ilk sırada, 2018 yılında 666 milyon Euro ile üçüncü sırada yer almış. 20 kez açıklanan bu raporda tam 10. kez ilk sırayı kimseye kaptırmamış. Yine de tüm kupa ve finansal başarılarına rağmen, her başarı hikayesinde olduğu gibi bir kırılma anı yaşamış1986 sezonuyla. İşte o sezon, dünya futbol tarihine geçen, “Sir” ünvanı ile ödüllendirilen, unutulmaz menajer Sir Alex Ferguson ile çalışmaya başlanmış. Evet, Manchester United’dan bahsediyoruz. Nam-ı diyar “Kırmızı Şeytanlar’dan”.

Elde edilen kupaların 38’i, Sir Ferguson zamanında alınmış. Takım Alex Ferguson’dan önce en son 1966 sezonunda ligde şampiyon olmayı başarmış ki bu, Sir Ferguson göreve başlamadan 20 yıl öncesi demek. Diğer taraftan, Alex Ferguson da başlar başlamaz mucizeler yaratmamıştı. Şampiyon olmak için tam 6 sezon beklemişler ve ilk lig şampiyonlukları 1992-93 sezonunda gelmişti. Ama sonrası, gerçek bir başarı hikayesi. Ferguson’un kurduğu futbol felsefesi; 13 İngiltere Premier Lig şampiyonluğu, 5 İngiltere Federasyon Kupası, 4 İngiltere Lig Kupası, 10 İngiltere Süper Kupası, 2 UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 1 UEFA Kupa Galipleri Kupası, 1 UEFA Süper Kupası, 1 Kıtalararası Kupa ve 1 de FIFA Dünya Kulüpler Kupası ile toplamda 38 kupa, para liginde 10 sene zirvenin sahipliği, dünya çapında milyonlarca taraftar kitlesi, 4 milyar TL’ye yaklaşan yıllık gelir ile biten bir macera oldu. Kısacası Alex Ferguson hem kendi adını hem de Manchester United’ı tarihe altın harflerle yazdırdı. 2013 sezonundan sonra bıraktığı menajerlik görevi sonrası Ferguson, danışman rolüyle kulübün içinde oldu ama yeşil sahaya inmedi. 2018 yılında geçirdiği beyin kanaması nedeniyle de bir süre kulüpten ve futboldan da uzak kaldı.

Ferguson sonrası ise Manchester United menajer anlamında bir türlü istikrarı yakalayamadı. Sırasıyla; David Moyes, Ryan Giggs, Van Gaal ve kimyaları hiçbir zaman uyuşmasa ve taraftar asla istemese de Jose Mourinho ile çalışıldı. Bu sezon ligin ilk yarısının son demlerinde, Mourinho ile olan sözleşme feshedilerek, eski golcüleri Ole Gunnar Solskjaer ile çalışılmaya başlandı. 26 yıl tek menajer ile yönetilen takım, sadece 5 sezonda 5. menajerine kavuşmuştu! Ama ne olduysa Solskjaer’den sonra oldu!

Solskjaer; her ne kadar kulüpte geçici menajer ünvanıyla çalışıyor olsa da, çıktığı 13 lig maçında;10 galibiyet, 2 beraberlik ve yalnızca bir yenilgi aldı. Alınan bu tek mağlubiyet, 10 Mart Pazar günü, her maçını %99 seyirci doluluğu ile neredeyse tam dolu tribünlere oynayan, biletli 60,000 taraftar önünde, Emirates Stadında Arsenal’e karşıydı. Bu maç 3 puan için çıkılan bir maç değildi yalnızca. Aynı zamanda futbol para liginin 9.su Arsenal’in, sahip olduğu 439 milyon Euro gelirin, 3.sü Manchester United’ın 666 milyon Euro’luk gelirine karşı da puan maçıydı. Arsenal’in 67 milyon, Manchester United’ın 134 milyonluk sosyal medya takipçilerinin de maçıydı aynı zamanda. Ve yine KPMG verilerine göre 653 milyon Euro’lukArsenal oyuncu değerinin, 885 milyon Euro’lukManchester United’a karşı da mücadelesiydi.

Alınan Arsenal mağlubiyetine rağmen, Ole Gunnar Solskjaer; Şampiyonlar Ligi’nde deplasmanda elde ettiği 3-1’lik muhteşem Paris SG galibiyeti ile çeyrek finale çıkarttığı Kırmızı Şeytanlar’ın kalıcı hocası olabileceğinin sinyallerini fazlasıyla verdi. Mevcut kadroyla oynattığı pozitif futbol, Mourinho zamanında maç başına 1.7 gol atabilen takımı, 2.7 gol atan bir takıma dönüştürmesi, atılan şut sayısını %36 oranında artırması, takımın en önemli gol silahı olan ve yine Mourinho zamanında 234 dakikada 1 gol, yani neredeyse her 3 maçta ancak 1 gol atabilen Lukaku’yu, maç başına 1.5, diğer bir deyişle 60 dakikada bir gol atabilen bir role büründürmesi, takımı defansifve kontrollü oyun anlayışından çıkararak, genlerinde var olan atak takımına evirmesi;taraftarın sempatisini sağladığı gibi, “Geçici Menajer:Ole Gunnar Solskjaer’in”,pek çok otoritenin desteğini elde etmesine de neden oldu.

Futbol Para Liginin ilk 20 takımı arasında 10 kulübü bulunan, 3.8 milyar Euro gelir üreten, sadece 3 yıllık yayın hakları 4.4 milyar Sterline satılan, dünyanın en çok izlenen ve takip edilen liginde, Premier Lig’de, kazanan bir hocayı zaten kim istemez ki? Üstelik 2018-19 sezonunda toplamda 1,000,000 seyirci sayısını aşarak, maç başına 74,500 taraftara oynayan ve bu sezon 1 milyon seyirci toplamını Premier Lig’de aşan ilk kulüp olan Manchester United da, herkesin beğeneceği bir takımı yöneten bir hoca neden istenmesin ki? Yine de uzun soluklu bir kontrat için, ligde Şampiyonlar Ligi katılım hakkı ve Şampiyonlar Ligi’nde ilerlenebilecek son nokta beklenecek sanki. Evet, belki yorum yapmak için erken ve henüz ortada 3 aylık bir macera var sadece ama kim bilir; sağlanan uyum, yeni bir “Sir’ün” doğuşunu bize gösteriyor olamaz mı?

Gökhan Esen

3 yorum

  1. AHMET AYDIN Yanıtla

    Harika bir yazı, bu kadar doyurucu araştırma ve analizler için sağlam bilgi birikimi yanısıra oldukça araştırma emeği var..Yazıların devamını bekliyoruz…

  2. Nurettin Kayacan Yanıtla

    Teşekkürler Gökhan Hocam gerçekten mükemmel bir araştırma yapmışsınız ajanshaber.com da da çok güzel yazıyorsunuz yazılarını takip ediyoruz yazmaya devam

  3. Samed Yanıtla

    Fikrinize sağlık Gökhan Bey, merakla yeni yazılarınızı bekliyoruz.
    Başarılarınız daim olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir