20160511114511

ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ’IN CEO’SU, UĞUR GÖKHAN SARI İLE ŞAMPİYONLUKTAN KULÜP YÖNETİMİNE, CEO’LUKTAN KULÜBÜN SPOR PAZARLAMASINA DAİR BAŞARI HİKAYESİ

Uzun yıllar birlikte çalıştığımız, oldukça zeki olan eski yöneticim sevgili Uğur Gökhan Sarı ile Şampiyonluk yolundaki başarı hikayesi…

Öncelikle kendinizi tanıtabilir misiniz?

01 Mayıs 1967 tarihinde Zonguldak’ta doğdum. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mektebi Mülkiye) İktisat Bölümü’nden 1989 yılında mezun oldum. Çalışma hayatıma, henüz öğrenciyken, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi öğrencilerine özel bir dershanede iktisat dersleri vererek başladım.

1990 yılında Sermaye Piyasası Kurulu’na girdim ve 10 yıldan fazla bir süre Ortaklıklar Finansmanı Dairesi’nde çalıştım. 2000 yılının Kasım ayından itibaren Beşiktaşımızın halka arzını gerçekleştiren profesyonel ekibin başında yer aldım. 2004 yılı Mayıs ayı sonunda yürütmekte olduğum Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği Genel Koordinatörlük ve Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve  de grup şirketlerinin yönetim kurulu üyeliği görevlerinden ayrıldım.

Bu tarihten sonra yaklaşık 8 senelik sürede  Beşiktaş Belediyesi’ne ait olan Beltaş A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü, Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcılığı ve Doors Grubu İş Geliştirme Koordinatörlüğü görevlerinde bulundum.

2012 yılının Nisan ayından itibaren de Beşiktaş Şirketler Grubu Genel Koordinatörü (CEO) olarak Kulübümüze hizmet vermekteyim.

 Beşiktaş JK’nın CEO’su olmak ne demektir? Şirket CEO’ları ile aynı işi mi yaparsınız?

Evet aslında normalde bir şirketin CEO’su ne yaparsa ondan farklı bir şey yapmayız, demek gerekiyor, ama farklar da var tabii. İlk olarak 200 milyon dolarlık bir bütçeyi yönetmekle sorumlusunuz. Bu açıdan diğer CEO’lardan farkınız yok. Ama bunu yaparken tek amacınız karınızı maksimize etmek değil. Çünkü milyonlarca taraftarı olan, binlerce kongre üyesi olan bir Kulubün bütçesini yönetirken karın maksimum kılınması dışında da bir çok şeyi birlikte düşünmek zorundasınız. Bir takım değerler sistemi içindesiniz, elinizdeki bütçenin doğru yönetimi ancak bu değerler sistemi ile doğru bir ilişki içine girerek mümkün olabilir. Elinizdeki sermaye sadece parasal bir sermaye değil çünkü. Bütçenize böyle bakmalısınız ve böyle de yönetmelisiniz. Aksi halde sonuçta başarısızlık mutlaktır.

Artık küresel şirketler için de durum bu hale gelmeye başladı belki. Şirketlerinin prestiji, inanırlığı, güvenirliliği, ürettikleri ürün ve hizmetlerin niteliği kadar önem kazanmaya başladı. Ama takımlar için bu, farkında olunsun ya da olunmasın, en başından beri böyleydi. Biz bu durumun fazlasıyla farkında olan bir yönetimiz ve ben de elimdeki bütçeyi bu bilinç ile yönetmeye çalışan bir CEO’yum.

Şampiyon bir Takımın CEO’su olarak neler Hissediyorsunuz?

Oldukça mutluyum, mutluyuz. Büyük bir Beşiktaş ailesi olarak ekipce çok çaba sarfettik. Gerek Sportif başarımız, gerek Yönetimsel başarımız ve yeni stadyumumuz Vodafone Arena’daki başarımızı göz önünde bulundurduğumuzda hakettiğimiz bir başarı.

 Kulüplerin sponsor bulmakta zorlandığı bir dönemde Beşiktaş’ın durumunu değerlendirir misiniz?

113 yıllık Beşiktaş markasının temsil ettiği değerler ile bütünleşecek ve adının Beşiktaş ile yanyana gelmesinden yarar sağlayacak şirketler ile uzun vadeli sponsorluk anlaşmaları yapılması anlayışıyla hareket ediyoruz. Öncelikle, bizim sponsorluk anlayışımız karşılıklı kazanma ilkesine dayanır ve de sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte bir iş ortaklığı süreci başlar.

Dünya devleri olarak adlandıracağımız Vodafone, Adidas, Beko, Kalde ve Coca Cola Futbol takımımızın ana sponsorları olarak ay yılıdızlı formamızda yer alıyorlar. Ayrıca, yeni mabedimiz Vodafone Arena’da da 4 farklı firmayla isim sponsorluğu anlaşmalarımız var. Ancak, futbol ve basketbol dışındaki branşlarda sponsor bulabilmek gerçekten zor.

Vodafone Arena’nın açılışını gerçekleştirdiniz. 3 seneye yakın bir süre, ev sahibi olarak Olimpiyat stadı yerine başka stadlarda oynamayı göze aldınız. Neden?

Günümüz sportif organizasyonlarının yönetim anlayışları, kulüplerin ve bunların bağlı ortaklıkları şeklinde faaliyet gösteren şirketlerin, operasyonel ve finansal açıdan durumlarının sahadaki sportif başarıdan olabildiğince bağımsız bir hale getirilmesini öngörmektedir.

Kulüplerin sportif başarıdan bağımsız, istikrarlı gelir kaynaklarını ortaya çıkarılabilmeleri gerekiyor. Modern stadyumlar ile  izleyicilere sunulan seyir zevki yüksek, ailece katılım sağlanabilecek modern mekanların yaratılması, stadyum isim haklarının uzun süreli olarak pazarlanması  ve de futbol karşılaşmaları dışında da stadyumun kullanılabilmesi  kulüplerin düzenli bir nakit akımı yaratma imkanına sahip olmalarına imkan tanıyor. Vodafone Arena ile birlikte Beşiktaşımızın yıllık stadyum geliri 10 milyon dolardan 50 milyon dolar seviyelerine yükselecek. İşte bu nedenle böyle bir yatırımı tüm zorluklarına rağmen yapmayı göze aldık.

Beşiktaş ve Sponsorlarınız işbirliği ile yapılan ve aklınızda iz bırakan başarılı kampanya/reklam çalışmaları var mı?     

 Özelikle Vodafone ile Beko’nun Vodafone Arena açılışı ile ilgili olarak çektikleri reklam filmleri çok etkileyiciydi. Bir de Coca Cola’nın kolkola kampanyası için yaptığı Van dayanışmasına atıfta bulunan reklam filmi çok başarılıydı.

Sizi profesyonel iş hayatında görüyoruz. İlerleyen zamanlarda Kulüp Yönetimi kadrosunda görebilir miyiz?

Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği’nin yönetiminde yer almak her Beşiktaşlı’nın isteyeceği onurlu bir görevdir. Şartlar imkan tanırsa ben de ileride Kulübüme yönetici olarak hizmet etmek isterim.

20160517112212

 

Şampiyon Beşiktaş’ın CEO’su Uğur Gökhan SARI İle Bir Başarı Hikayesi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir